Poliendokrin Metabolik Over Sendromu (PMOS), yani eski adıyla PKOS dünya genelinde üreme çağındaki kadınların yaklaşık %10’unu etkileyen bir durumdur (Malik ve ark., 2012). Bu endokrin hastalık, hormonal sistemi etkileyerek yumurtalıkların büyümesine ve üzerlerinde küçük “kistler” oluşmasına yol açar; düzensiz adet döngüleri, istenmeyen kıllanma, kilo artışı, akne, azalmış doğurganlık ve yüksek kolesterol gibi metabolik sorunlar da sıklıkla eşlik eder (Malik ve ark., 2012). PMOS tanısı alan pek çok kadın, bu durumun beraberinde getirdiği kilo artışıyla mücadele etmektedir; PMOS’un neden olduğu hormonal dengesizlikler, insülin direnci ve inflamasyon kilo almayı kolaylaştırırken vermeyi son derece güçleştirmektedir (Groves, 2019).
Şunu belirtmek önemlidir: PMOS tanısı alan her kadın kilo sorunuyla karşılaşmaz ve PMOS’lu her kadın gerçekten birbirinden farklıdır! Bu blog yalnızca bilgilendirme amaçlıdır; bu seçeneğin sizin için uygun olup olmadığına dair ne hissediyorsanız, bu tamamen kabul edilebilir! Diyetisyeniniz dahil ekibinizle ameliyatsız PMOS yönetimi seçeneklerini de özgürce keşfedebilirsiniz.

Kilo Verme Ameliyatı
Pek çok kadın, PMOS ile ilişkili kilo artışıyla mücadele etmektedir; çünkü bu durum vücut imajı kaygılarına, jinekolojik veya üreme sorunlarına ve tip 2 diyabet gibi metabolik problemlere yol açabilmektedir (Malik ve ark., 2012).
Obezite, PMOS’lu kadınlar arasında son derece yaygındır; PMOS’lu kadınların yaklaşık %60’ı obezite olarak sınıflandırılan bir kiloya sahiptir (Malik ve ark., 2012).
Bu kilo artışını tersine çevirmek için kadınların değerlendirebileceği seçeneklerden biri bariatrik cerrahidir. Bu seçenek, diyet, yaşam tarzı değişiklikleri ve zaman zaman ilaç tedavileriyle yapılan defalarca kilo verme girişimlerinin sonuçsuz kalmasının ardından, tıbbi ekibin tavsiyesiyle gündeme gelmektedir.
Bariatrik cerrahi için belirli tıbbi ve diğer kriterlerin karşılanması gerekmektedir; seçeneklerinizi görüşmek için güvenilir bir obezite cerrahı veya aile hekiminizle mutlaka randevu alın.
Kilo verme ameliyatı onlarca yıldır uygulanmakla birlikte, cerrahi seçenekler giderek daha güvenli ve daha az invaziv hale gelmektedir; artık çoğunlukla karında küçük kesiler ve kamera yardımıyla gerçekleştirilen laparoskopik yöntemle yapılmaktadır (Malik ve ark., 2012).

En yaygın üç prosedür şunlardır:
Laparoskopik ayarlanabilir gastrik bantlama (LAGB): Üst mideye bir bant yerleştirilerek yiyebileceğiniz besin miktarı sınırlandırılır ve daha az miktarda yemekle tokluk hissi sağlanır (Malik ve ark., 2012). “Mide bandı” ameliyatı olarak da bilinen bu işlem, gerektiğinde geri alınabilir.
Laparoskopik Roux-en-Y gastrik bypass (LRYGB): Mide küçük bir üst kese ve daha büyük bir alt keseye bölünür; ince bağırsak her iki keseye de bağlanacak şekilde yeniden düzenlenir. Besin küçük keseye girer ve doğrudan ince bağırsağa iletilir; bu sayede özellikle yağ ve nişasta emilimi azalır (Malik ve ark., 2012).
Laparoskopik sleeve gastrektomi (LSG): Midenin fundus adı verilen bir bölümü çıkarılarak mide önemli ölçüde küçültülür; böylece kişi çok daha çabuk doyar ve daha az yer. Fundus aynı zamanda açlık hormonu olan ghrelin’i ürettiğinden, ameliyat açlık hissini de azaltmaya yardımcı olabilir (Malik ve ark., 2012).
Peki, PCOS Nedeniyle Aşırı Kilo Artışıyla Mücadele Ediyorsanız Bariatrik Cerrahi İyi Bir Seçenek Midir?

Bariatrik Cerrahinin Olası Avantajları
1. Kilo Kaybı
Fazla kilolu kadınlarda kilo vermenin ilk adımı diyet, egzersiz ve yaşam tarzı değişiklikleri olsa da pek çok çalışma, 10 kg’ın üzerinde fazla kilo vermenin son derece güç olduğunu ortaya koymuştur (Malik ve ark., 2012).
2009 yılında yapılan bir derleme, vücut kitle indeksi 30’un üzerinde olan kişilerin bariatrik cerrahiyle cerrahi olmayan müdahaleye kıyasla çok daha fazla kilo verdiğini göstermiştir (Malik ve ark., 2012). Farklı cerrahi seçenekler farklı sonuçlar doğurmuş; hem LRYGB hem de LSG, LAGB’ye göre daha fazla kilo kaybı sağlamıştır. Her üç prosedürde de ameliyat sonrası ilk üç yılın her birinde kilo kaybı giderek artmıştır (Malik ve ark., 2012).
Bu kilo kaybının bir sonucu olarak bariatrik cerrahi geçiren kişiler, duygusal durumlarında, vücut imgelerinde ve yaşam kalitelerinde önemli iyileşmeler yaşamıştır (Malik ve ark., 2012).

2. Doğurganlık Sonuçları
Araştırmalar, bariatrik cerrahinin PMOS hastalarında üreme açısından olumlu etkiler yaratabileceğini göstermiştir (Malik ve ark., 2012). Ameliyat, gebelik ve doğurganlık sonuçlarını iyileştirebilir ve hipotalamik-hipofizer-adrenal (HPA) ekseninin işlevini yeniden düzenlemeye yardımcı olabilir.
HPA ekseni; hipotalamus, hipofiz bezi ve adrenal bezlerden oluşur; hormonal denge ve düzenleme, tiroid işlevi, adrenal bezler (ve stres hormonlarının üretimi) ile üreme organları üzerinde hayati bir rol oynar. Aynı zamanda büyümeyi, süt üretimini ve otonom sinir sistemi işlevini de etkiler. PMOS’lu kadınlar bariatrik cerrahi sonrasında bu işlevi yeniden kazanabilmektedir (Malik ve ark., 2012).
PMOS’lu pek çok kadın ameliyatın ardından düzenli adet döngüsüne kavuşmuş (Li ve ark., 2019); LH, FSH ve progesteron gibi temel hormonal göstergelerde iyileşme sağlanmış ve androjen düzeyleri düşmüştür (Li ve ark., 2019) (Butterworth ve ark., 2016). Tüm bu faktörler, gebe kalma şansını optimize etmek açısından büyük önem taşımaktadır.
3. Metabolik İyileşmeler
Bariatrik cerrahi, PMOS’lu kadınlarda metabolik sendromu önleyebilir veya tersine çevirebilir (Malik ve ark., 2012). Kardiyovasküler hastalık riskini, insülin direncini, glukoz bozukluklarını, hipertansiyonu ve diyabeti azaltmaya yardımcı olabilir (Butterworth ve ark., 2016). Bu nedenle PMOS’lu kadınlar için son derece faydalı olabilmektedir; menopoz öncesi kadınlarda açlık glukoz düzeyleri ve insülin direnci ameliyat sonrasında çok hızlı bir şekilde iyileşebilmektedir (Malik ve ark., 2012).
Bariatrik Cerrahinin Riskleri
Bariatrik cerrahinin bazı uzun vadeli komplikasyonları olabilir; bazı prosedürler istenilen kilo kaybını sağlayamamakta ya da ilerleyen dönemde yeniden ameliyat gerektirebilmektedir (Malik ve ark., 2012). Cerrahi teknikler geliştikçe riskler de azalmakta olup kanama ve ölüm riski artık son derece düşük düzeydedir.
Ameliyat öncesinde bir diyetisyen ve psikologla kapsamlı bir değerlendirme yapılması kritik bir adımdır. Sonuçta cerrahi, PMOS’taki kilo verme süreciyle ilişkili fiziksel zorlukları ele alırken, pek çok kişinin aşırı yemek-kısıtlama döngüsü ya da yo-yo diyetler gibi düzensiz yeme davranışlarıyla mücadele ettiği de bir gerçektir. Bariatrik cerrahiye geçmeden önce bu sorunların çözülmesi her şeyden önce gelmelidir.
Kilo verme ameliyatının sonrasında gereken bakım sürecini tam olarak kavrayamamak önemli sorunlardan bir tanesi — özellikle ameliyatın ardından bir veya birkaç yıl içinde hamile kalmak isteyenler için bu son derece önemlidir. Düzenli kan tahlili yaptırmak, kaliteli bir multivitamin veya doğum öncesi takviye almak ve bu kritik dönemde uzun vadede sağlıklı alışkanlıkları sürdürmek büyük önem taşımaktadır.
Bu noktada bir diyetisyenle çalışmak kesinlikle vazgeçilmezdir! Bu konuda daha fazla desteğe ihtiyaç duyduğunuzu hissediyorsanız, bariatrik cerrahi, PMOS ve doğurganlık beslenmesi konularında uzman bir diyetisyene ulaşın.

Sonuç Olarak…
Bariatrik cerrahi, PMOS’lu kadınlar için etkili bir tedavi planının parçası olarak değerlendirilebilir; pek çok kadın hormonal denge, adet döngüsü düzensizliği, kilo yönetimi ve doğurganlık açısından — yani PMOS’a eşlik eden temel sorunlarda — önemli iyileşmeler yaşamaktadır. Ancak bariatrik cerrahinin doğurganlık ve diğer PMOS belirtileri üzerindeki etkilerinin cerrahi olmayan kilo verme yöntemleriyle aynı olup olmadığını doğrulamak için daha fazla araştırmaya ihtiyaç duyulmaktadır (Butterworth ve ark., 2016).
En kritik nokta şudur: Ameliyattan önce ve sonra bir diyetisyenle birlikte çalışmak şarttır; çünkü besin eksikliği riskleri artmaktadır ve kilo verme ameliyatının ardından herhangi bir dönemde hamilelik planlanıyorsa bu durum mutlaka göz önünde bulundurulmalıdır.
- https://pmc.ncbi.nlm.nih.gov/articles/PMC3334389
- https://www.healthline.com/nutrition/how-to-lose-weight-with-pcos
- https://www.healthline.com/nutrition/how-to-lose-weight-with-pcos
- https://pubmed.ncbi.nlm.nih.gov/31113751/
- https://pmc.ncbi.nlm.nih.gov/articles/PMC5124647/
Bu blog yazısında yer alan bilgiler yalnızca genel bilgilendirme amaçlıdır ve profesyonel tıbbi tavsiye, tanı veya tedavinin yerini tutmaz. Fertilite, üreme sağlığı ve beslenme konularında bireysel farklılıklar göz önünde bulundurularak, herhangi bir diyet değişikliği veya takviye kullanımına başlamadan önce doktorunuza, diyetisyeninize veya ilgili sağlık uzmanınıza danışmanız önerilir. Bu içerik sağlık durumunuza özel bir öneri niteliği taşımamaktadır.

