Bağırsak Sorunları ve Endometriozis – Bağlantı Ne?

Endometriozis, kadınlarda 9 kişiden 1’ini etkileyen kronik inflamatuvar bir durumdur (AIHW, 2019; Rei, Williams & Feloney, 2018).

En çok üreme organlarını (yumurtalıklar, fallop tüpleri, rahim) etkilemesiyle bilinse de; bağırsak, mesane gibi diğer karın organlarını ve hatta akciğerler, gözler gibi daha uzak organları da etkileyebilir! (Huang ve ark., 2013; Sharghi ve ark., 2019).

İrritabl Bağırsak Sendromu’nun (IBS), endometriozis tanısı alan kişilerde iki kat daha sık görülmesi (Saidi, Sharma & Ohisson, 2020), endometriozisli ya da şüpheli endometriozisli kişilerin ciddi şişkinlik, karın distansiyonu, kabızlık, ishal, bulantı gibi sindirim sorunlarından şikâyet etmesine yol açmaktadır. Bu belirtiler bazen IBS tanısını karşılayabilirken bazen doğrudan endometriozis ile ilişkili olabilir.

Doğal olarak, bağırsak sağlığı, sindirim belirtileri ve IBS gibi fonksiyonel bağırsak bozukluklarının endometriozisle ilişkisi giderek daha çok araştırılmaktadır.

Endometriozisli Kişilerde Bağırsak Sorunları Ne Kadar Yaygın?

Endometriozis tanısı alan kişilerin %85’inin son bir yıl içinde sindirim şikâyeti bildirdiğini biliyor muydunuz? (Ek ve ark., 2015).

Bazı çalışmalar endometriozisli kişilerin %65’inde kabızlık, %43’ünde ishal, %41’inde bulantı ve/veya kusma görüldüğünü ortaya koymuştur (Nezhat, Hajhosseini & King, 2011).

Dolayısıyla, bu yaygın ve rahatsız edici bağırsak sorunlarını yönetmek için ilk dikkate almamız gereken şey, beslenme ve yaşam tarzı değişiklikleridir!

Peki endometriozis ve bağırsak sorunları arasındaki bağlantı nedir? İşte şu ana kadar öne sürülen bazı sebepler:

1. Visseral hipersensitivite

Visseral hipersensitivite, karın bölgesini innerve eden sinir uçlarının hassasiyetinin artmasıdır. Bu da daha az gaz ve mide içeriğinin bile ağrıya yol açmasına neden olur – işte “endo belly” ve ağrılı şişkinliğin açıklaması! (Delvaux, 2002; Issa ve ark., 2011).

2. Bağırsak içinde, çevresinde ve üzerinde endometriozis

Bağırsak çevresindeki endometriotik lezyonlar inflamasyona, tahrişe yol açarak kabızlık, ishal, şişkinlik ve gaz gibi gastrointestinal belirtilere sebep olabilir (Habib ve ark., 2020).

Üstelik, bağırsak üzerinde doğrudan büyümese bile yakınındaki hormon duyarlı inflamatuvar dokular bağırsak fonksiyonunu etkileyebilir. Yani lezyonun yeri önemli olsa da yalnızca çevresinde bulunması bile sorun yaratabilir.

3. Prostaglandinler

Prostaglandinler, adet öncesinde salgılanan, rahmin kasılıp endometriyal tabakanın atılmasına yardımcı olan hormon benzeri kimyasal habercilerdir. Ancak aynı zamanda inflamasyonu ve ağrıyı artırdıkları da bilinmektedir (Cleveland Clinic).

Araştırmalar, endometriozisli kişilerin bazı prostaglandinlerden daha fazla ürettiğini ve bunun inflamasyonu, östrojen etkilerini ve endometriotik lezyonların damarlaşmasını artırabileceğini göstermektedir (Sacco ve ark., 2011).

Prostaglandinler ayrıca bağırsak ve mesane gibi organlarda da lokal etki göstererek dışkılama sıklığı ve kıvamında değişikliklere neden olabilir.

4. Bağırsak Mikrobiyomu

Son yıllarda bağırsak mikrobiyomunun da endometriozisle ilişkili olduğu ortaya çıkmıştır.

Bağırsaklarımızda yaşayan milyarlarca bakterinin endometriozisli kişilerde farklı bir “mikrobiyom imzasına” sahip olabileceği düşünülmektedir (Leonardi ve ark., 2020).

Henüz kesinleşmiş olmasa da bu, endometriozisin yönetiminde ya da teşhisinde yeni bir ufuk olabilir.

Bağırsak mikrobiyomundaki farklılıklar IBS’te olduğu gibi sindirim belirtilerine yol açabileceği gibi; bağışıklık sistemi değişiklikleri, östrojen metabolizmasında farklılıklar üzerinden endometriozisin büyümesi ve tekrarlamasına katkıda bulunabileceği de öne sürülmektedir (Jiang ve ark., 2021).

Endometriozis ile Bağırsak Sağlığını Desteklemenin Yolları

Peki bağırsak sağlığınızı korumak, hatta bu sinir bozucu sindirim şikâyetlerini azaltmak için diyet ve yaşam tarzınızda neler yapabilirsiniz? İşte bazı öneriler:

  • Çeşitli bitkisel gıdalar tüketin: Meyve, sebze, tam tahıllar, kuruyemişler, tohumlar, baklagiller, otlar ve baharatlar… Çeşitlilik, daha zengin bir mikrobiyom ve daha iyi sağlık demektir!
  • Günde en az 30 g lif alın: İnsan enzimleri lifi sindiremez ama bağırsak bakterileriniz lifle beslenir. Size ise geri besinler, enerji ve daha mutlu bir sindirim sistemi kazandırırlar.
  • Fermente gıdalar ekleyin: Kimchi, lahana turşusu, yoğurt, kefir, kombucha ve miso gibi gıdalar bağırsak florasını destekler.
  • Bol sıvı alın: Yeterli sıvı olmadan düzenli bağırsak hareketleri mümkün değildir! Ortalama kural: kilo başına 30 mL sıvı. Aktivite düzeyi ve iklim koşullarına göre artabilir.
  • Düzenli hareket edin: Egzersiz, bağırsak mikrobiyotasını olumlu yönde değiştirebilir (Clauss ve ark., 2021).
  • Yeterli uyuyun: Kötü uyku, bağırsak mikrobiyotasını olumsuz etkileyebilir. Her gece 7-9 saat uyumaya özen gösterin (Smith ve ark., 2019).
  • Gereksiz diyet kısıtlamalarından kaçının: Eliminasyon diyetleri bağırsak sağlığını desteklemez, aksine çeşitliliği ve lif/antioksidan alımını sınırlandırır. Bu nedenle bireysel bir diyetisyen desteği olmadan böyle kısıtlamalara başlamayın.

Bunlar bağırsak sağlığınızı desteklemek için başlangıç adımları olabilir.

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir